Anılar

  • Anılar

    bugün Orhan Veli’nin şiiri

    GİRİŞ Epey zaman oldu bir şeyler yazmayalı.Yazmadıysam yazmadım sanmayın kafamın içi yine tuhafiyeci dükkanı gibi. ne zaman olmadı ki. Ne zaman vakit bulsam kafamın içinde mutlaka bir şeyler yazarım.Şimdi neden mi buraya yazıyorum , kafamın içinde biraz yer açmam gerekiyor zira yazmasaydım çıldıracaktım. Çıldırmadığımız gün mü var.. Şimdi ben , memleketin bunca derdi varken durup dururken ne işim var kadıköyde demek isterdim. isterdim çünkü bu kez hikayenin başladığı yerdeyim. hemde başladığı gün gibi . o kısacık şortum minicik terliklerim bir lokma boyum kocaman gözlerim gibi.. ıslak sokaklarda öylece durup duygulandığım , yaz akşamalarında oturduğum kaldırım her şey başladığı gün gibi.. fakat bu kez yanımdakiler farklı.. 99′ yılında geldiğimiz kırmızı kamyonetteki…

  • Anılar

    Yarım kalmış bir yazıyı tamamlayamamak hakkında

    Yazılar yazdım günlerce , aylarca onca yazı. sana arka arkaya onlarca mektup yazıp ve hiç cevap alamadığım bir dünyayı anlamaya çalışman için yazıyorum bunu… şu an son durumumuz ve duygularımla ilgili çok şey var yazacak.Şartlar el verseydi hayatımızı yeniden kurmaya yönelirdim , zorluğu olmazdı. Ama bunları sana yazıp aramızda kalan bir kaç müspet duyguya zarar vermeyeceğim. Bu aralar kendimle kalınca sakin ol diyorum ama ne zamana kadar…Bu kaçıncı gecedir kendi kendime seninle konuşuyorum. Geçmiş acılı günlerin tartışmasını yapıyorum. Anlatıyor ve bütün yanlış anlaşılmaları, haksızlıkları düzeltiyorum. Onları yeni baştan yaşanacak bir zamanın saklıyorum. Boş zamanlarımda da değil. Günlük çalışmalar sırasında ama gören olmuyor bu konuşmaları. Kısa ya da uzun yürüyüşlerde oluyor…

  • Anılar

    | – |

    Tatlı bir esintili sakin bir akşam üstünden merhaba. güneşin batmasına bir kaç saat var. cırcır böcekleri görevlerini ifa ediyorlar.çok tatlı bi gün ışığı var birazdan bulutların arasından kendini daha da iyi gösterecek.Uzun zamandır hasretini çektiğim sessiz sakin ıssız bi ortamdayım.hem kafamı boşaltıyorum hem dolduruyorum.bu şey gibi zamanında parçalanmış disklerin defrag durumu onun gibi(zamanında çok yaptım).22 mayıs günü buraya geldim. bulunduğum yerin önemi olmamakla birlikte doğanın içinde bi yer. arkamda görkemli dağlar var.çam ve adını bilmediğim insan eli değmemiş onca ağaç . buraya gelmek kolay olmadı ama bu kısa yolculuk tecrübem bana gösterdiki ortada ters gidebilecek bir şey varsa mutlaka ters gidecek. ayrıca gelirken etrafta her ne kadar amca diyenler çıksada…

  • Anılar

    yolculuk

    iyi bir şey olduğunda kutlamak için yolculuk edin , kötü bir şey olduğunda unutmak için yolculuk edin, eğer hiçbir şey olmamışsa, bir şey olması için yolculuk edin.. ne kadar uzaktaysanız o kadar iyi. İnsandan, ortamdan , yazdan ve kıştan. Sadece biraz ilkbahara güvenim kaldı.. ve başka bir şey olmadı.biz hissedenler için her şey sadece bir trajedi. girişteki söz ne kadar doğru .2017 kasım ayında aldığım kararları hatırlattı bana. ne vakit güneş çarığı çarıkta ayağı sıksa yaşadığım yerleri ziyarete giderim.bana en iyi neresi gelir biliyor musun? ama o güzelim asmalı kahvenin yerinde şimdi yeller esiyor.her gün sulanıp süpürülen ,akşam serinliğinde bir ıslak toprak kokusu ile karışık , nane ,tere maydanoz ,…

  • Anılar

    size bunlardan hiç bahsetmedim

    Kim bilir, herkesin herkese ne kadar özür borcu var… Günaydın çaresizliğinden başka kabahati olmayanlar , sesiyle konuştuklarına sarılanlar , çocukluğu gökyüzü gibi hiçbir yere gitmeyenler ve kendine dönenler. başkalarının dertleriyle dertlenebilen herkese günaydın. Ümitli şekilde uyanıp hemen sonrasında onu kaybetmek o kadar kötü bir şey ki! Sanki birisi bizimle oynuyor, bize bir gelecek sunup sonra da onu elimizden alıyor gibi. Sanki yaşam bir oyuncak ve ben de bir çocuğum.Artık eskisi gibi ümitli de uyanmıyorum . Uyandığım zamanalar susuyorum. Henüz susmak kadar güzel bir şey görmedim. Susmak ve yürümek. Bana hep bi erteleme özgürlüğü verdi yürümek.Bilmem farkındamısınız yürümek size erteleme özgürlüğü sunar. Susmak ve yürümek ne hoş.. bu yazıyı okuyorsan küçük…

  • Anılar

    .

    Şimdi bulabildiğim tüm soru cümlelerini üst üste yığıp, bulabildiğim en merhametli cevabın dizlerine yaslamak istiyorum başımı.  Bulabildiğim en müşfik cümlenin önünde bir an olsun düşünmeksizin iyiden iyiye bitik, yorgun vücudumu yere bırakmak istiyorum.  Uzanmak ve hangi günahtan kalma olduğunu kestiremediğim acıların yorgunluğunu bir parça olsun üzerimden atmak istiyorum.  Uyumalıyım. Hayatımın parçalarını nasıl bir araya getirebileceğim konusunda en küçük bir fikrim bile yok.  Nerden başlamalı ki?  Başı ve sonu iç içe geçmiş bir hikayede ortaya çıkacağı anı karıştırmış bir kahraman gibiyim.  Nerede ortaya çıksam yanlış karedeyim. Kalbimden neler geçtiğini, kafamda biriktirdiklerimi, tasarladığım her şeyi bildiğini düşünüyorum.  En azından tüm bunları hissettiğini.  Belki de böyle bir beklenti benimkisi.  Çünkü bunları sana asla…

  • Anılar

    Kaybeden hesabı öder

    Bazı geceler , uyku tutmayan huzursuz düşünceler olur , birde zihnimde oradan oraya dolaşırken beni uykumdan uyandıran. Hazır kimsenin başı belada değilken Arabada biraz kestireyim demiştim , birden bire aklıma sabah eve geçerken çiçek ekmek alma fikri beni uyutmadı. kreşte devamlı çiçek ekmekle yerdik yemeklerimizi. en çokta haşlanmış sosis içindeyken severdim çiçek ekmeği .Çık aklımdan çiçek ekmek ! Çıkmadı .Sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz ? Ben kendime katlanıyorum .. şu yer yüzünde , sağırlar , körler ya da deliler varken siz kendinize nasıl katlanıyorsunuz. Sahi nedir bende ki bu hal , söndü mü yoksa içimdeki büyük yangın , dışarıya vuran bir alametim kalmamış gibi. Ayakta eskimişim sanki. Hayattayım şüphe yok…

  • Anılar

    Que sera sera

    En sevdiğim şairlerin ikincisidir Özdemir Asaf. Özdemir Asaf ; “ dört büyük anneli , 14 teyzeli, dört dayılı bir ailenin erkek çocuğu olmam, iki kız kardeşle yaşamam , 12 yıl yatılı okula gitmem ve erken yaşta babamı kaybetmem” Ve eklemiş: “insanlar , insanların içinde, insana hasret yaşarlar” Ah Özdemir Asaf ah insanların içinde insana hasret yaşamanın arkasında bir çok şey var ama ben bu yazıda hepsinden bahsedemeyeceğim. Camın önünde oturmuş dışarıyı seyrediyorum yoldan geçen insanlara bakıyorum yolda yürüsem de aynı his olurdu diye düşünüyorum Ben ve diğerleri duvarımı alıp çıkıyorum sanki dışarı , ben oradayım onlar orada ama birbirimize karışamıyoruz . bir türlü çocukluğumdan beri giremedim o balona. Koskoca okul…