Kategoriler
Anılar

Kaybeden hesabı öder

Bazı geceler , uyku tutmayan huzursuz düşünceler olur , birde zihnimde oradan oraya dolaşırken beni uykumdan uyandıran. Hazır kimsenin başı belada değilken Arabada biraz kestireyim demiştim , birden bire aklıma sabah eve geçerken çiçek ekmek alma fikri beni uyutmadı. kreşte devamlı çiçek ekmekle yerdik yemeklerimizi. en çokta haşlanmış sosis içindeyken severdim çiçek ekmeği .Çık aklımdan çiçek ekmek !

Çıkmadı .Sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz ? Ben kendime katlanıyorum .. şu yer yüzünde , sağırlar , körler ya da deliler varken siz kendinize nasıl katlanıyorsunuz. Sahi nedir bende ki bu hal , söndü mü yoksa içimdeki büyük yangın , dışarıya vuran bir alametim kalmamış gibi. Ayakta eskimişim sanki. Hayattayım şüphe yok ama hayat benimle değil belli ki.Durmuş bir saat gibisiniz zamanla ilişkiniz bitmiş.Birileri bir şey sormasın diye unutulmuş mevzuların ardında saklanıyorsunuz, bulup yine de soru Soran olursa uzun süre bir cevapsızlıkla karşılıyorsunuz onu, kelimeleriniz kırık dökük manasız , yersiz , yurtsuz . elinizi tutabileceğiniz bir şeyden , her şeyden aynı anda kurtulmuş da sürüklenmişsiniz, bu sürüklenme hali sizin anılarınız olmuş saatleriniz günleriniz aylarınız olmuş..

saat 7 ye gelmek üzere gün bitmeden başladı yine .dönüşte mahaleldeki fırına uğruyorum. çiçek ekmek var mı ? var olmasına var da dünün çiçek ekmekleri. çiçek ekmek hiç bir zaman dünden kalmış olamaz çiçek ekmek daima taze yenir . ben hep taze yedim çiçek ekmeği .. çiçek dedim de kırgın çiçek yüzün şarkısı geldi aklıma .. kendime tahammül etmesi çok zor .sürekli bir şeyler düşünmek zorunda mıyım. yerdeki kaldırım taşlarının çizgilerine basmadan evime doğru yürüdüm. çiçek ekmek almadım.taşları bu kez saymadım.

yağmur ha yağdı ha yağacak yine hüznün tüm koşulları hazır. şubat ayının ilk günleri . çiçek ekmeğini alamayan bir çocuk olarak köşeme oturdum . Ya sen? çiçek ekmeğini aldın mı ? İnanmazsın duymazsın bilmezsin . İçimden sana ekmek kızartmak kızarmış ekmeğe reçel sürmek geliyor .ben reçelin her türlüsünü severim sen hangisini bilmek. çok aradığın kitabı bulmak uzun zamandır beklediğin filme bilet almak istiyorum. İçimden sana kaşkolumu vermek sana tuzu kaçmış tuzu yokmuş yemekler pişirmek , süt ısıtmak geliyor.sana kağıttan oklar üflemek sana en fazla ve sadece bu kadar zarar vermiş olmak istiyorum .Sana hediyeler aramak sana paketler kurdeleler.istiyorum ki eski şarkılar açıp pencereden manzarayı seyretmek sevdiğim her şeyi seninle paylaşayım. İçimden saçını taramak yüzünü yıkamak sana havlu tutmak havluyu önceden ısıtmış olmak geliyor sana meyve soymak meyveyi ellerimle toplamış olmak sana günaydın demek sana iyi geceler diye Fısıldamak gördüğün tüm rüyaları iyiye yormak seni hiç yormamak istiyorum. Sadece küçükken bilirdim ama içimden sana mızıka çalmak geliyor sana nar ayıklamak senin için çiçekler büyütmek seninle durup hep göğe değil biraz da toprağa bakmak Kırkayaklar kuşlar kadar güzeldir demek seninle yabani otları bile sevmek geliyor içimden. içimden sana su torbasına su ısıtmak yanağına düşen kirpiğini almak yılın ilk karını baharın ilk tomurcuğu seninle görmek geliyor.seni süt köpüğüm diye sevmek senin çocukluk hatıralarını Anlatırken dinlemek , seni mümkün olsa yeniden bu kez ben büyütmek istiyorum. içimden en güzel denizlerde seninle taş sektirmek ellerimle topladığım çiçeklerden sana kitap ayracı yapmak geliyor sadece kitaplara değil hayatına da kaldığın yerden benimle devam et istiyorum istiyorum ki içimden gelen her şey senin de içinden gelsin.elbette gelmeyecek zira giderken hiç bitmeyen yollar dönerken çok kısa.Yağmur başladı , yağmur yağıyor gökten değil yüreğimin boşluğundan ömrümün bahtsızlığına. İnsanların yapay yakınlıklarına tebessüm ediyorum.

Mecnunun hikayesini Leyla’dan dinlerseniz mecnuna kim inanır ki ? Macnunu Leyla’dan dinlemek Leyla’nın hakikatini göstermez.insanlar kendilerini inandırma uğruna kocaman yanılsamalara düşmüyor mu ? İnsanlar kendi işlediği kocaman günahları çuvala basmasa.Kendilerine ait olan tek sözcük yok dillerinde.. öyle çok kötü konuşuyorlar ki , bir söz insanın neresinden doğar dersiniz.. dilinden mi , yüreğinden mi , aklından mı ,yoksa gerçeğinden mi?kötü söz yasaklanmalı.hep kurşun aktı kulaklarıma, yüreğime hep aynı kötü sözleri,aynı sesleri duymaktan.Binlerce taş saklanıyor içimde.Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle ? Kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada kötü söz tabii ki yasaklanamaz. olanağı olsada insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine , her şey daha içten olurdu, aklı silmeli insan ilişkilerinden .yanılıyor muyum ? En azından bu kez yanılmadığıma eminim.

Yağmur dindi. Sanki hava açacak gibi ama ne aldanış yeniden kararacak.Alışkanlıklar öldürür güzelliğimizi aynı zamanda değişmek çirkinleştirir de. Ama kimsenin düşlerine yetişemez kimse kimseyi değiştiremez ve kimse geçemez gerçeğin bir adım ötesine . Ne haklı ne haksız , ne yerinde ne yersiz.. bilmek bütün kötülüklerin anasıdır .. çok konuştum yine , yazmayacaktım söz vermiştim kendi kendime . Delilik mi dedin ? Kim bilir.. belkide yerde sürünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim aykırı olma isteği. Deli de olmak istetebilirdim değil mi? Kim ne diyebilir ki? İçimde çaresiz bir çocuk , ürperiyorum .yine de yazmasaydım çaldıracaktım. Üşüdüm , üst komşularımda uyandı . Uyuma sırası bende . Duyguları ifade etmeye çalışmak çok güç uzun lafın kısası herkese kalbi gibi bir yaşam dilerim

çok yaşayın ve sizde görün ..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.