Kategoriler
Anılar

Yarım kalmış bir yazıyı tamamlayamamak hakkında

Yazılar yazdım günlerce , aylarca onca yazı.

sana arka arkaya onlarca mektup yazıp ve hiç cevap alamadığım bir dünyayı anlamaya çalışman için yazıyorum bunu…

şu an son durumumuz ve duygularımla ilgili çok şey var yazacak.Şartlar el verseydi hayatımızı yeniden kurmaya yönelirdim , zorluğu olmazdı. Ama bunları sana yazıp aramızda kalan bir kaç müspet duyguya zarar vermeyeceğim.

Bu aralar kendimle kalınca sakin ol diyorum ama ne zamana kadar…
Bu kaçıncı gecedir kendi kendime seninle konuşuyorum. Geçmiş acılı günlerin tartışmasını yapıyorum. Anlatıyor ve bütün yanlış anlaşılmaları, haksızlıkları düzeltiyorum. Onları yeni baştan yaşanacak bir zamanın saklıyorum. Boş zamanlarımda da değil. Günlük çalışmalar sırasında ama gören olmuyor bu konuşmaları. Kısa ya da uzun yürüyüşlerde oluyor daha çok.inanırmısın bazen sokağın başına çöp atmaya giderken dahi seninle bir meselede anlaşabiliyorum. Bir dalgınlığa koyulmak gibi , yürüyüşler çok verimli benim için. Hem dışarda görünüyorsun hem içeriye kaybolabiliyorsun.

Diyorum ki gururumun bu kadar incinmesine dayanmamalıydım. İşte başıma gelen bu,
Niye yazıyorum ki bunları.
İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yine de anlatıyorum ama.
Gelecektim. Ama daha bir kötü hatıram olsun istemedim. Onun yerine yazdı
m içimi döktüm. bazen döktüm bazen doldurdum. Şu sıralar , Nereye varacağı belli olmayan kendi sağlığım bir yük oluyor. iştahım kesiliyor dirayetsiz kalıyorum ,Günde iki bazen üç saat uyur oldum. ilk kabus hangi saate denk gelecekse o saatte uyanıyorum ve bir daha asla uyuyamıyorum.şansım varsa ilk üç saat kabus görmüyorum. Çünkü üç saatlik uykuyla şimdilik ayakta kalabiliyorum..

yukarıdaki kısmı neredeyse 2 aydır tamamlayamadım. sanırım o çok korktuğum sona yaklaşıyoruz. bu kısmı şu alıntıyla tamamlayabilirim. W.Shakespeare demiş ya hani “Beklemek cehennemdir. Ama beklerim seni. İyi kötü demeden suçlamadan keyfini. İyi bilirsin, benim aşk düşkünü yüreğim için en güzel, en değerli mücevher sensin. Senin karan en güzel kara benim kafamda” işte o hesap bir kış bir yaz bekledim ..

biliyor musun , aslında bir çok şeyden haberim var ama bazı şeyleri bilmek istemiyorum . .hem baksana cümle alem bini bin paradan takla attı yine de beni silemediler . tamam sen yine de soran olursa kendinden emin çakma ses tonuna geçiş yaparak aksini idda edersin.hatta cümle şöyle başlar -AÇIKÇASI…

zaman zaman içime dolan öfke ve kederi onlarca karşılıksız mektup yazarak terbiye ettim , yazmasaydım çıldırıcaktım. bir kış ve bir yaz bekledim. bekleyiş uzadıkça ben de kendi hikayemi yazdım.Ama ne olursa olsun hepsi de içimin senden uzak kalmadığını delalet ediyordu..zor zamanları tarif etmek anlamsız , burada beyhude bir sayfada dahi bahsetmek istemem.bu süreçte şunu kabul ettim ki tüm değerlere verdiğim zararın adına ister iadesi, intikamı, hakkı de bedelini ödeyeceğim. o yüzden üzütünlerime talepte bulunmadım. Bir ameliyat düşün ,anestezisiz . işte bu yazılarda konuşmak da böyle bir his. hem bedelini ödeyeceğim hem de değişeceğim. Trafikte Silecekci çocuklara para vermiyeceğim. Aynı renk tişört pantolon giymeyi bırakacağım. Borç isteyene para vermeyeceğim .Bağırarak esnemeyeceğim..sofradakileri beklemeden yemeğe başlamayacağım ve Hızlı yemek yemeyeğim biraz sohbet edicem bi nefes alıcam..naylon eşortman giymeyeceğim.. Anlaşılması zor söylediklerim dedim ya bir dolduruyorum bi boşaltıyorum kendimi.ama illa da kızıp söylenmem gerekirse Hayatta bir karşılığı yok ama yine de söyleyeyim.kirini sildiğin yerlerden geçti ellerim .Silindi ,geçildi ve geçecek..

ve şöyle bitirmek isterim

Değişir miyim seni bir yaz gününe?
Çok daha güzelsin sen çok daha ince:
Mayısın goncaları sert rüzgarlarla titrer,
Yaz günleri kısa bir düş gibi gelir geçer:
Bazen cehennemin ateşi tepende parlar,
Sonra altın gibi saçlar sararıp solar
Her ne kadar güzel olsan sonun değişmez;
Ne şans, ne doğa yasası sana yardım etmez.
Fakat senin sonsuz yazın hiç solmayacak,
İnce güzelliğin de hiç silinmeyecek,
Ne de ölüm seni gölgesine alabilecek,
Unutulmaz izlenimlerin ebedi sürecek;
İnsanlar soluk aldıkça, gözler gördükçe
Aşkım yaşadıkça, sana da hayat verecek…. W.S

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.