• GÖZLEM

    DOĞUDA ZAMAN

    ve nihayet kaçınılmaz olarak kafayı zaman denen şeye taktım. O mu geçiyor yoksa biz mi geçiriyoruz. Araştırmalara göre çocukken zamanın daha yavaş akması yada daha yavaş aktığı algısı , esasen hayatı yaşama şeklimizden kaynaklanırmış. Hayatın erken evrelerinde neredeyse her şey yeni yada ilk. ilk kavga ilk dayak , il sevgili , ilk öpüşme, ilk ayrılık , tırmanılan ilk ağaç , ilk düşüş ilk defa yenen yemek.. Ne acıdır ki bunların çoğu belleğimizden uçup gider. Yaş ilerledikçe günler çoğumuz için bir öncekinin tekrarına , hatta kötü bir kopyasına dönüşür . Keşiflerle dolu günlerin yerini aynı iş aynı arkadaşlar aynı yollar ve benzeri kısır döngüler alır . İçini eşsiz ve benzersiz hatıralarla…

  • Anılar

    İyi adama bir iki soru ..

    Madem İyisin Anladık iyisin,Ama neye yarıyor iyiliğin. Seni kimse satın alamaz,Eve düşen yıldırım daSatın alınmazAnladık dediğin dedik,Ama dediğin ne?Doğrusun, söylersin düşündüğünü,Ama düşündüğün ne?Yüreklisin,Kime karşı?Akıllısın,Yararı kime?Gözetmezsin kendi çıkarını,Peki gözettiğin kimin ki?Dostluğuna diyecek yok ya,Dostların kimler? Şimdi bizi iyi dinle:Düşmanımızsın sen bizimDikeceğiz seni bir duvarın dibineAma madem bir sürü iyi yönün varDikeceğiz seni iyi bir duvarın dibineİyi tüfeklerden çıkanİyi kurşunlarla vuracağız seniSonra da gömeceğizİyi bir kürekleİyi bir toprağa.

  • GÜNLÜK

    Odamda Seyahat!

    Söz vermiştim kendi kendime;yazı bile yazmayacaktım.Yazı yazmak da hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kağıt kalem aldım, oturdum.Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım.Kalemi yonttum.Yonttuktan sonra tuttum öptüm.Yazmasam deli olacaktım.” S F ABASIYANIK